22 Kasım 2009 Pazar

Adana Demirspor: 0 – Adıyamanspor: 2 .:Rüya Bitti:.

Yazdan kalma güzel, hatta epeyi sıcak sayılabilecek bir havada başladı maç. Ceyhun ve Aydın Tabak’ın cezalı olması Gökhan Kula ve Osman Demir’ın sakatlıklarından dolayı kadro kurmakta zorlanan Demirspor’da, Durmuş Ali Çolak elindeki futbolculara göre en doğru 11’i kurdu. İdeal 11’den farklı olarak İlhan’ın yanında Orhan Terzi mecburi olarak önlibero olarak görev yaptı. Barış sağ bek, Sedat ise sol açıktı.

4-4-1-1 şeklinde maça başlayan Demirspor, ilk yarı sürekli sağ kanadı kullandı ama Burak Denizli sağ olsun etkili olamadık, yaptığı 10 ortanın 1’inin dahi bizim futbolculara geldiğini görmedim. Burak bu kadar tutuk olmasa belki ilk yarıda Demirspor istediği golü bulabilecekti. Kaya’nın yediği ilk golde ki hatası ise tribünde kimseyi şaşırtmadı. Kimsenin Kaya’ya güveni kalmamış zaten… Ben de Kaya’nın esas mevkisinin kale olduğundan şüphe duyuyorum artık, bir maç hatalı gol yenir 2 maç yenir de her maçta da oyunun kaderinin etkileyecek hata yapılmaz ki! 2. golde yapacak bir şeyi yoktu ona bir şey demiyorum. Ayrıca bir tane de net bir golü engelledi ama yediği gol takımının direncini düşürdü bir kere. Yediğimiz ikinci gol de top ceza sahası dışından 90’a gitti, Nedved vari gol attı adam, zaten Demirspor’a karşı oynayan her futbolcu performansının tavanını buluyor.

Oyunu sürekli havadan oynamaya çalışmasak ilk yarının belli bir bölümünde yaptığımız gibi yerden oynamayı başarabilseydik rahat kazanabilirdik bu maçı.

Cem Halaçeli, yeteneklerini inkar edeni Aytaç Durak çarpsın ama biraz da oyunun defansif yönünü oynasa harika olacak. Maça çok iyi başladı sürekli pres yaptı ilk yarıda ama ikinci yarı pek etkili değildi. Defansına yardım etmeyince de İlhan çok yalnız kaldı. Kaptan eğer ikinci yarıdaki gibi oynayacaksa hiç oynamasın daha faydalı olur takımına!

Teknik heyetin maça müdahaleleri ise çok yerindeydi. Teknik heyet maç içinde yapabileceiği her türlü müdahaleyi yaptı bugün. İlk yarı sol kanattan takımın etkisizliğini görüp Sedat’ı çıkarıp Onur Güney’i açığa, Orhan’ı ise beke çekmek çok yerinde bir değişiklikti.

Ceyhun Yelkenci’nin eksikliği bugün çok net görüldü. O olmadan Demirspor orta sahası işlemiyor. Günün en başarılı ve çalışkan isimleri ise, bitmek bilmeyen enerjisi, harika koşuları ile Tayfun Özkan, defansta önemli işler yapan, ters kademelere giren Onur Güney ve orta sahada ayakta kalan tek isim olan İlhan Aydoğdu idi. İlhan bugün sahadaki 22 futbolcu içinde en fazla koşan futbolcuydu galiba.

Sonuç olarak 90 dakika oyunu çirkinleştiren, 11 kişi ile 90 dakika oyunu kendi sahasında kabul eden Adıyamanspor 2 kere organize atak geliştirdi ve 2 gol buldu. Urfaspor ve Demirçelikspor’un galibiyetleri ile de bize klasman grubu gözüktü.

Bu maçta teknik heyet sakat ve cezalılardan dolayı kadro kurmakta zorlansa da elindeki futbolculardan en doğru 11’i çıkardı, oyuncu değişiklikleri oyuna müdahaleleri de yerindeydi. Ama olmayınca olmuyor, bugün top sevmedi bizi. 4 maçta alınan 10 puan şampiyonluk umutlarımızı arttırmıştı ama bu maçın sonunda Rüya Bitti!

21 Kasım 2009 Cumartesi

Lucarelli İtalya'ya Demirspor'u ve Adana'yı Anlattı!..


Livorno ikonu Cristiano Lucarelli Adana'daki dostluk maçını unutamıyor.

Kendi resmi websitesinde sürekli futbol ve dünyada olup biteni değerlendiren Livorno kaptanı gündem dışı olarak Adana'daki maçla ilgili duygularını kaleme aldı. Adana dışından başta Ankara, İstanbul ve İzmir'den olmak üzere bir çok Türk futbolseverlerin Demirspor-Livorno maçına gelmesinden çok etkilendiğini söyleyen İtalyan santrofor, maçtan önce hiç böyle bir atmosfer beklemediğini itiraf etti: " Türk topraklarındaki bu maçın çok özel bir anlamı vardı. Futbolun ötesinde çokşey anlam ifade ediyordu. Takım otobüsünde maça gelirken öylesine muhteşem bir atmosfer yaşayacağımızı hiçbirimiz tahmin etmemiştik. Muhteşem olmasının ötesinde bu kadar kardeşçe bir atmosferde başlayan gösterilerde futbol dünyasında çok az görülen bir anı yaşadık. Sahildeki akşam yemeği için taraftarların Livorno'yu beklemesi ise bu kardeşliğin en güzel karelerinden birisi olarak asla unutulmaz. "

Livorno
'ya dönüş anında hissettikleri olmak üzere Adana'da tüm yaşadıklarını kendisine ait internet sitesinde anlatan Cristiano Lucarelli futbol kalbinin bir kısmını Adana'da bıraktığını anlatan bir selam yollamayı da ihmal etmedi: " Adana'da tüm yaşadıklarım işçi sınıfını temsil Türklerin takımının bu tarz oluşumlar içinde gelecek için başa oynayacağını göstergesiydi. Duyarlılık için verdiğimiz mücadelede eşi benzeri görülmemiş bir destek veren Türk taraftarlarına müteşekkirim."

Hüseyin Ataş / FourFourTwo Kasım Sayısı, Anadolu'dan Futbol Köşesi

Taner Gülleri ile Demirspor ve Kariyeri Üzerine…

Taner Gülleri ile Diyarbakırspor’un cezası nedeniyle Adana’da oynanan Diyarbakırspor-İstanbul Büyükşehir Belediyespor karşılaşması öncesi görüşme fırsatımız olmuştu. Sakat olmasına rağmen takımıyla memleketine gelmek isteyen Gülleri, İstanbul Büyükşehir Belediyespor futbolcuları arasında en fazla ilgiyi gören futbolcuydu, Adanalılar tarafından. O İstanbul takımındaki UEFA Kupası görmüş Arif Erdem ve Okan Buruk, eski Beşiktaşlı İbrahim Akın ve eski Sivassporlu Tum varken… Buradan bile Adana insanının romantizmini çok net görebilirsiniz, Adanalı için kendisinden olan, oradan yetişmiş futbolcu, isterse dünya yıldızı olsun başka biriyle asla kıyaslanamaz.

Taner Gülleri
, futbol kariyeri sürekli çıkışlarla dolu olan bir futbolcu. Kocaelispor ile kariyerinde tavan yapan Gülleri, büyük takımlardan gelen tekliflere rağmen İstanbul Büyükşehir Belediyespor’u seçti.

Kendisine ilk sorum Trabzonspor’un kendisiyle ciddi olarak ilgilendiği ve kendisinin bu teklifi kabul etmemesi üzerineydi. Bu teklifi kabul etmesini bir çok Adanalı’nın dilediğini de belirttim yaz döneminde, Hasan Şaş’tan sonra 4 büyüklerde Adanalı görmedik çünkü biz. “İstanbul ekibinden bazı yöneticilere söz vermiştim sezon bittiğinde o yüzden Trabzonspor’a gitmedim…” diyerek sözünün senet sayıldığı futbolcu neslinin son örneklerinden biri olduğunu da gösteriyor Taner.

“Başka takımlarda forma giysem de gönlümün bir tarafı her zaman Demirspor için çarpıyor, her hafta Demirspor kazanmış mı diye bakmadan edemiyorum. Ben futbolu burada öğrendim, beni ben yapan takımımın bu liglerde mücadele ediyor olmasına çok üzülüyorum...” dedikten sonra klişe olan “ bu taraftar bu lige yakışmıyor” diyerek söze devam ediyor Gülleri.

Demirspor
’un başarısızlık sebeplerinden birisi siyaset ile çok iç içe geçmiş bir kulüp olması mı acaba dediğimiz de ise; “tabi ki, futbolda siyaset var bunu artık normal karşılıyoruz ama bu siyaset-futbol ilişkisi Demirspor’da çok daha karışık bir hal almış durumda.” Diyor Taner.

Süper Lig’deki gol hedefinin bir önceki sezonki gol sayısını geçmek olduğunu belirten yıldız futbolcu, bunun yaşadığı talihsiz sakatlık yüzünden gerçekleşme şansının azaldığını da kabul ediyor. Ama belli olmaz, bu Taner Gülleri, sakatlığı geçince özellikle 4 büyüklere karşı neler yapabildiğini hepimizi biliyoruz.

Demirspor’un klasman grubundan çıkma şansını % 80 olarak gördüğünü belirten Gülleri, taraftarların da biraz sabırlı olmasını istiyor.

Geçtiğimiz sezon Kocaelispor’da eski Demirsporlu Levent Kartop ile beraber oynadığını, Kartop ile Demirspor’u konuşup konuşmadıklarını sorduğumuzda ise Kartop’un Demirspor taraftarına olan hayranlığını sürekli dile getirdiğini belirtiyor Taner.

20 Kasım 2009 Cuma

Durmuş Ali Çolak & Abdülkerim Durmaz


Ünlü bir İngiliz futbol psikologu şöyle diyor; “…taraftarlar futbolcunun arma için oynadığını düşünür ama futbolcu sadece hocası için oynar…”

Çok sevdiğim ve inandığım biz sözdür bu. Profesyonel futbolcuyu en fazla motive eden şey Adana’da sanıldığı gibi para değildir esasında. Çünkü futbolcu sahaya çıktığında ne para aklına gelir ne de özel işleri. Maçtan sonra galip gelindiyse, ne kadar prim alacağını mutlaka düşünür, alamazsa da galibiyeti doyasıya yaşayamaz, o ayrı.

Demirspor’un 4 maçtaki 10 puanını yukarıdaki söz orijininde değerlendirmek lazım gelir, sanırım. Bir teknik adam ile hiç deplasman galibiyeti bulunmayan bir takımın yeni hocası ile içeri, dışarı, tarafsız saha demeden futbol oynamaya çalışması ve 4 maçta sadece 2 puan kayıp etmesini ben futbolcuların yeni hocalarına olan inançları ve mahcup etmeme düşüncelerine bağlıyorum. Zira maddi anlamdaki sıkıntılar aşılmış değil değişen tek şey hoca olduğun göre Demirspor’un 4 maçtaki futbolunu doğru değerlendirebilmek için geriye sadece bu fikir kalıyor bende.

Durmuş Ali Çolak ve Ercan Aslankeser isimleri yeni teknik heyet için geçtiğinde herkes biraz bekleyelim, görelim düşüncesine girmiş olsa dahi zorlu periyottaki başarılı maçlar ile bu ikili taraftara biraz olsun güven vermiş durumda.

Demirspor’da Durmuş Hoca ile yakalanan olumlu hava 4 maça da yansıyınca futbolcuların özgüveni de tavan yaptı haliyle. Hafta sonu oynayacağımız maçta birçok futbolcunun vücut dilinden dahi özgüvenlerinin arttığını net olarak görebileceğiz bence. Bu önemli bir şey, bir ara futbolcular “bu maç da kazanamazsak artık çok zor gruptan çıkmak” bile demişlerdi ama şimdi sadece liderliği düşünüyorlar. Bu değişimde pay, sadece Durmuş Ali Çolak ve Ercan Aslankeser’indir.

Demirspor son 3 haftadır ve an itibariyle grubunun en fazla gol atan takımı, Demirspor’un gol sayısının Durmuş Ali Çolak’tan sonra çok net bir şekilde artması, Durmuş Hoca’nın elindeki kadrodan eski teknik adama göre daha fazla verim aldığı ve doğru kullandığının net bir kanıtı. Hemen hemen attığımız 3 golün 1’inde imzası olan Tayfun Özkan’ı ise tebrik etmek lazım. Bu futbolcu biraz genç ve fizik olarak daha güçlü olsa Süper Lig’de oynamak için geriye kalan tüm meziyetlere sahip. Bu transferi çok isteyen değerli Demirspor taraftarları ve taraftarını kırmayan Bekir Çınar bu futbolcunun gelişindeki sebeplerdi, kimseyi mahcup etmiyor Tayfun.

Takım kaptanı gol attığında galibiyeti Aytaç Durak’a hediye ediyor, Tayfun ise gollerini taraftara, Tayfun’un taraftara ve futbola saygısını da görmemiz açısından bu detayı görmek lazım!

Onur Güney, yaşanan talihsiz olaydan sonra ben hırsımın kurbanıyım ve hareketimin yanlış olduğunu gördüm deyip erdemli bir şekilde özür dilemeyi bilmişti. Ve bundan sonraki maçlarda oynayacağım futbol ile sözümün arkasında duracağım demişti, sözünün arkasında durdu. Tebrikler Onur Güney performansının bu şekilde artarak devam etmesini diliyoruz.

Şöyle de bir nokta var, Demirspor bundan önceki zamanlarda kongre süreçlerinde pek de iyi bir performans gösteremedi, bu değerli ve başarılı performansın kongre sürecinde, taraftarın istikrar diye bağırdığı, başkanında kopmak istemediği bir zamanda gelmesi bence biraz da manidar.

Bu performans ile, belki de Demirspor futbolcusu, bu zamana kadar sizi mahcup ettik ama sizin gibi değerli bir başkanı kayıp etmek istemiyoruz, taraftar gibi istikrar istiyoruz demek istemiş olabilir mi birilerine ne dersiniz?..

15 Kasım 2009 Pazar

Adana Demir SK, Alt Yapı Sorunları Vol.1


Bir zamanlar oyuncu yetiştiren, yetiştirdiği oyuncuları satarak kar elde eden ve kendi yağıyla kavrulma gibi bir geleneği olan Demirspor’un altyapısı son yıllarda bu özelliğini, farkını tamamen yitirdi desek sanırım yanlış olmaz. Demirspor altyapısından her daim yeni Fatih’ler, Taner’ler, Hasan’lar fışkırmak için hazır olsa da Demirspor’un yönetim anlayışı buna izin vermiyor yıllardır.

Altyapınızdan yetenekli oyuncuları üstyapıya çıkartmak için tam anlamıyla bağımsız ve futboldan anlayan bir yönetim kurulu ilk öncelik, futbol kulüplerinde aslında daha çok Adana takımlarında. Cesur kelimesinin altınız iki kere çizmekte fayda var. Takım elbiseli ve büyük ihtimalle Karadenizli bazı futbol adamlarının referansı ile gelen bir futbolcuyu kesip altyapınızdan bir oyuncuyu oynatma fikri oldukça ütopik çünkü, Demirspor özelinde. Aytaç Durak ile Demirspor’un çarpık ilişkisi yüzünden bu tür yönetimler göremedik biz uzun süredir. Bekir Çınar yönetimi bu konuda oldukça cesur davrandı, geleceğin altyapıda olduğunu söyledi bu doğrultuda adımlar attı lakin onların da önü kesildi. İşleyen bir altyapı için ilk öncelik olarak bağımsız ve futboldan anlayan bir yönetim kurulu şarttır dedikten sonra biraz detaya inelim.

Altyapı Yönetim Anlayışının Yarışmacı Zihniyette Olması;
Demirspor altyapısının, en ciddi ve çözümü en masraflı olan ana sorunlarından birisi, bu yarışmacı yönetim zihniyeti. Demirsporlular her sezon genç, yıldız ve diğer altyapı kategorilerinde gelen başarılara, Türkiye şampiyonluklarına alıştı fakat şampiyon olan bu gençlerden niçin üstyapıya futbolcu gelmediğini pek de sorgulamadı. Bu sorgulanması gereken konulardan birisi olarak dursun.

Altyapıdaki bazı değerli hocaları tenzih ederim ama genel itibariyle bu yarışmacı zihniyet Demirspor altyapısında görev alan hemen her hoca da var. Bu zihniyet, bazı önemli maçlarda sakatlığı nüksetme riski olan yetenekli futbolcuları oynatma şeklinde tezahür edebiliyor hocaların kararlarına. Altyapınızdaki sakat veya sakatlığının nüksetme ihtimali olan futbolcunuzu siz sadece 1 maçı düşünerek riske atarsanız, o futbolcudan, profesyonel olduğunda profesyonel tavrın gereği olan, sakatlığım tamamen geçsin öyle oynarım takımım adına bu daha faydalı olur yaklaşımını göremezsiniz. Sonuç itibariyle ağacı yaşken eğmemiş olursunuz.

Somutlaştırmak gerekirse, Gökhan Gönül profesyonelliğe adım atmadan önce yarışmacı zihniyetteki hocaları tarafından sakat sakat oynatılmamış olsa belki Avrupa Şampiyonası’ndan önce, Fenerbahçe’de sakat sakat maçlara çıkmayacak, Avrupa Şampiyonası’na yetişecek, Almanya maçında Sabri’nin yaptığı hatayı yapmayıp Türkiye’yi finale taşıyacaktı…

Demirspor özelinde bu sorunun çözümü oldukça masraflı. Bu saatten sonra ununu elemiş eleklerini asmış Demirspor altyapı hocalarının zihniyetini değiştirmek mümkün olmayacağına göre tüm hocaları değiştirip yerlerine, futbol altyapısı eğitimi olan hocalar getirilmelidir. Bunu yapabilecek cesarete, özgürlüğe ve bilgiye sahip bir Demirspor yönetimini Aytaç Durak döneminde görebilir miyiz, bundan hiç emin değilim.

Velhasıl, ben her sezon Türkiye finallerine giden, şampiyonluklar kazanan bir altyapı değil her sezon profesyonel takımda direk oynayabilecek 1 futbolcu yetiştiren bir altyapı istiyorum!

Braun'dan "Tarzını Yarat" Kampanyası


"İnternet & Web dünyasında hediye yağmuru durmak bilmiyor. Braun da “Cruzer 4″ ile “Tarzını Yarat!” kampanyasını başlattı. Eleme sürecinden sonra yarışmacıları bir çok hediye bekliyor. Kurallar ise çok basit, bir fotoğrafınızı çekiyor ve kendi tarzınızı fotoğrafınıza uyguluyorsunuz. Sonra oylamaya katılıp sıralamaya girmeyi bekliyor ve hediyeleri kapıyorsunuz

Yarışma süresince yapılan 3 çekiliş ile toplam 6 adet Sony Vaio laptop, 6 adet Apple iPhone 3G S, 6 adet Sony Playstation 3, 60 adet Braun Cruzer 4 tıraş makinesi hediye. Ben de üye olup hediyeleri almak istiyorum derseniz şöyle alayım. Bol şanslar."

Bu tanıtım amaçlı bir yazıdır.

07 Kasım 2009 Cumartesi

Kısa Bir Mola!..


14 ve 21 Kasım arası vizelerim var. Geçen sene hazırlıktı sadece İngilizce görüyorduk. Bu sene Muhasebe, İstatistik, İşletme Bilimine Giriş, İktiasada Giriş, Türk Dili ve Matematik var. Aslında keyifli dersler ama Matemaktçi'nin bizi rasyonel sayıyı bilmiyor muamelesi yapıp, oradan başlaması sıkıcı oluyor. Neyse gözümü sadece İstatistik ve İktisat korkutuyor. Sınavlar geçene kadar pek bloga vakit ayıramayacağız gibi. Bilgilerinize diyelim efenim.

06 Kasım 2009 Cuma

"Allah'ına Gurban" Yenilendi!..

Yolunuz Adana'ya düştüyse ve Kasım Gülek gibi çok işlek bir köprüden geçtiyseniz posttaki başlık size hiç yabancı gelmez. Kasım Gülek köprüsü hemen TCDD Bakım Onarım Müdürlüğü'nün yanından-üstünden geçer. Kuzeyden geliyorsanız yolun sağ tarafında yani TCDD bakım ve Onarım Müdürlüğü'nün olduğu tarafta kocaman bir pankart görürsünüz. Pankartta bir Mehmetçik resmi ve altında da "Allah'ına Gurban" yazar, sağ üst tarafında ise bir demirspor logosu vardır.

Ben her geçişimde o köprüden, yanımdaki arkadaşlarıma çoçukca bir gururla o pankartı gösteririm. Son zamanlarda oldukça yıpranmış ve rengi solmuştu bu pankartın, logo da Demirspor'un yanlış logosuydu. Nihayet pankart yeniden aynı şekilde yapılmış logo olarak da doğru logo kullanılmış.

Bu pankart için Feridun Düzağaç Sıcağıyla, Acısıyla Adana Futbolu kitabında şöyle diyor; "...güncele dair bir de pankart var; Adanalıya özgü yaratıcılıkla hem de; kocaman bir Türk askeri fotoğrafı ve altında dev harflerle "Allah'ıan Gurban". O pankartın orada asılı olması ne kadar derin bir gerçeğe işaret ediyor ama yaratıcı fikir içten içe gülümseme engel olamıyor..."

Yolunuz Adana'ya düşerse, herhangi bir köprüden geçerken sağınıza solunuza bakın eğer o köprü Kasım Gülek ise o güzel pankartı görebilirsiniz.

Bank Asya 1. Lig, 11. Hafta Panorama .: Kan Değişimi Haftası :.


Bank Asya 1. Lig’de 11. hafta futbolseverler açısından oldukça keyifli geçti. Futbolseverlerin her maçta en az 1 gol gördüğü haftada, berabere biten herhangi bir maçın bulunmaması da ilginç bir detaydı. 11. haftanın sonuçları ayrıca,2 teknik adamın da sonunu getirdi. Adanaspor’a evinde 2-0 mağlup olan Gaziantep Büyükşehir Belediyespor’da Bünyamin Süral görevinden ayrılırken, bir türlü istediği sonuçları alamayan Boluspor’da,teknik direktör Çoşkun Demirbakan’ın da görevine son verildi. Boluspor ve Gaziantep büyükşehir Belediyespor’un teknik direktörleriyle yollarının ayırmasının ardından 11. hafta sonunda toplam 7 teknik direktör görevinden ayrılmış oldu.

Bu kan değişikliği takımlara fayda sağlar mı bilinmez ama umarız kulüplerimiz sabırsızlıklarının bedelini erken havlu atarak ödemezler! 11. haftanın sonunsa puan durumunda 1. ve 7. sıradaki takım arasındaki puan farkı ise ligdeki zorlu mücadeleyi anlatır nitelikte. Lider Konyaspor ile 7. sırada bulunan Adanaspor arasındaki puan farkı sadece 4.

Lig’deki 6 Karadeniz takımından 5’i haftayı puansız kapatırken, Karabükspor istikrarlı form grafiğini devam ettirerek net bir galibiyet alan ekiplerden biriydi 11. haftada.

Haftanın açılış maçında deplasmanda Gaziantep Büyükşehir Belediyespor’u mağlup eden Adanaspor’da Kemal Kılıç farkını iyice ortaya koymuş durumda. Kılıç, Adanaspor’un başında çıktığı 4 lig maçında 3 galibiyet ve 1 beraberlik alarak oldukça etkileyici bir başlangıç yaptı. Bu maçta Kemal Kılıç’ın ilk defa forma verdiği Sinan Süngüoğlu ise attığı gol ile alkış alan isimlerden biriydi.

Yeni teknik direktörü Ekrem Al ile uzun bir süreden sonra galibiyetle tanışan Orduspor ise geçtiğimiz haftaki Karşıyaka maçında olduğu gibi bu haftada gol atamadı. Sahasında Mersin İdman Yurdu’na 2-0 mağlup olan Orduspor’da kan değişikliği geçici bir etki yapmaktan öte gidememiş gibi gözüküyor.

Haftanın belki de sonucu en beklenmedik maçı Kartalspor-Rizespor maçıydı. Geçtiğimiz hafta Konyaspor’u mağlup ederek namağlup unvanını elinden alan Rizespor, Kartal deplasmanında ağlarında gördüğü 2 gole karşılık veremedi ve haftayı puansız kapattı. Kendi sahasındaki 6 maçın tamamını kazanan ve tek bir gol dahi yemeyen Kartalspor ise evindeki harika performansını devam ettirmiş oldu,Rizespor’u mağlup ederek. Bu maçta Kartalspor2un golcü oyuncusu Shaibu Yakubu ise attığı2gol ile hem takımını galibiyete taşıdı hem de gol krallığı sıralamasında zirveye oturdu.

Kemal Kılıç
’ın ayrılmasından sonra henüz bir teknik direktör ile anlaşma sağlayamayan Bucaspor ise Levent Eriş ile iyi bir hava yakalayan Giresunspor’u konuk etti. Maçın ilk yarısında tecrübeli kaptanı Yılmaz Özlem’im golüyle öne geçen Bucaspor, skoru korumayı başararak Giresunspor karşısında 3 puana ulaştı. Bu maçta Ertuğrul Sağlam’ında tribünde olduğunu Veli Kızılkaya ve Mehmet Batdal’ı yakından izlediğini ve olumlu bir izlenimle stadyumdan ayrıldığını belirtelim.

Ligde istikrarsız bir grafiğe sahip Erciyesspor golcü futbolcusu Mehmet Al ile gülmeye devam ediyor. Boluspor karşısında son 15 dakika 10 ve son 5 dakikada ise 9 kişi mücadele eden Erciyesspor, Boluspor’u 2-0 mağlup etti ve Çoşkun Demirbakan’ın sonunu hazırladı.

Son 7 maçında 5 galibiyet alan ve Bucaspor’dan sonra ligde en fazla gol atan takım olan Karabükspor ise evindeki maçta Karşıyaka’yı 3-0 mağlup ederek zirveye yürüyüşünü sürdürdü. Geçtiğimiz hafta bir diğer İzmir temsilcisi Bucaspor’a da 3 gol atan Karabükspor’da Yasin Avcı maçta 2 gol atarak yıldızlaştı.

Lider Konyaspor ise Kocaelispor karşısında beklendiği gibi kolay bir galibiyet aldı. Bu sezon oldukça etkileyici bir performans gösteren Tayfun Türkmen bu maçta 1 gol 1 asist ile takımının galibiyetinde önemli rol oynayan isimdi.

Ligin en az gol yiyen ve deplasmanda mağlubiyet almamış tek takımı Altay ise Samsunspor karşısında Okan Koç’un etkili oyunu ile galibiyet koştu. Bu maçtan önceki son 5 maçında 3 galibiyet ve 2 beraberlik alan Altay, Rizespor’un puan kaybetmesiyle 2. sıraya yerleşti.

Ligde hiç beraberlik alamayan ve bu anlamda ilginç bir istatistiğe sahip Dardanelspor ise son haftaların formda takımı Hacettepe’yi 1-0 mağlup etmeyi başardı.

Haftanın Takımı; Kartalspor

Ligde Altay’ın ardından en az gol yiyen takım olan Kartalspor, sahasında oynadığı 6 maçın tamamını kazanarak 11. hafta sonunda en iyi iç saha performansını gösteren ekip oldu. Sahasında oynadığı 6 maçta kalesinde hiç gol görmeyen İstanbul ekibinin bu başarısında tecrübeli kaleci Oğuz Dağlaroğlu ve tecrübeli savunma oyuncusu Kürşat Duymuş kilit rol oynuyor. Bu hafta zirvenin ortağı Rizespor’u mağlup ederek önemli bir 3 puan kazanan Kartalspor, Rizespor’u da koltuğundan ederek zirvenin şeklini değiştirdi.

Haftanın Futbolcusu; Shaibu Yakubu
Bu haftaya kadar attığı harika 5 gol ile adından oldukça söz ettiren bu siyahi futbolcu, Rizespor maçında 2 gol birden atarak takımına 3 puanı getiren isim oldu. Zirvenin ortağı Rizespor’u yerinden eden futbolcu, attığı 2 gol ile gol krallığı sırlamasının da ayarı ile oynadı. Gol sayısını 7’ye çıkaran Yakubu, 11. hafta sonunda Bank Asya 1. Lig’in en golcü futbolcusu durumunda. Geçtiğimiz sezon ilk defa yabancı ve siyahi bir gol kralı gören 1. Lig, Riberio ve Yakubu’nun performansı böyle devam ederse ikinci bir siyahi gol kralı görebilir.

Haftanın Teknik Direktörü; Kemal Kılıç
Kemal Kılıç, geçtiğimiz sezon Bucaspor ile 2. Lig şampiyonluğu yaşamış ve bu takımla yakaladığı maç başına 2.16 gol ortalaması ile Türkiye’deki profesyonel takımlar arasındaki en golcü takımın hocası unvanını almıştı. Bucaspor “fırtınasını” yaratan Kılıç, 5 hafta önce memleketinin takımı Adanaspor ile anlaşmıştı. Adanaspor’un başında çıktığı 4 lig maçında 3 galibiyet ve 1 beraberlik alan tecrübeli teknik adam uzun zamandır Süper Lig hasreti çeken memleketinin hasretini dindirecek kapasitede.

Haftanın Olayı; Kan Değişimi!..

Kan değişimi, her sezon başında hocamıza güveniyoruz, istikrarlı bir takım olmak önceliğimiz diye lige başlayan ve bazı olumsuz sonuçların ardından ülkemizdeki günü kurtarma amacı taşıyan ve sabırsız futbol adamlarının en çok sarıldığı ifadedir. Kan değişimi ifadesini Türk futbolunun lügatine kimin soktuğu bilinmemekte lakin bu ifadenin sabırsız ve istikrardan yana olmayan 1. Lig takımlarının çoğunu yöneten zihniyetin en çok kullandığı ifade olduğu ortada. 11. hafta sonunda Bünyamin Süral ve Coşkun Demirbakan’ın görevinden ayrılmasıyla 1. Lig’de lige başladığı teknik adam ile devam etmeyen takım sayısı 7 oldu.

6 Kasım / BirGün Gazetesi, Hüseyin Ataş

Samsunspor'un Etkileyici (!) Performansı ve Hakkı Hocaoğlu

Samsunspor bildiğiniz gibi.Geçtiğimiz sezonu düşme potasının hemen üzerinde bitiren Samsunspor, son 5 haftalık performansı ile bu sezonda hiç güzel şeyler vaat etmiyor. Son 5 maçta 13 gol yiyen Samsunspor neredeyse maç başına ortalama 3 kere santra yapmış. 5 maçta atılan herhangi bir golün olmayışı ise bu etkileyici (!) performansı tamamlar nitelikte.

Fotoğraftaki isim ise Samsunspor savunmasının önemli ismi, kaptanı Hakkı Hocaoğlu. Sivasspor'un Süper Lig'e yükseldiği ilk sezonda da Sivasspor'da kaptanlık yapmıştı. Bir maçta hakem düdüğü çaldı zannedip kendi ceza sahasında topu eline aldığı için rakibe penaltı kazandırmıştı. Futbolseverler hatırlayacaktır o traji-komik sahneyi...

Nerden nereye o sezon kaptanı olduğu Sivasspor da ligin en az gol atan takımlarından biriydi. Hakkı'nın gittiği takımı kurutuyor gibi bir görüntüsü var, hadi hayırlısı diyelim Samsunspor ve Hakkı için...

05 Kasım 2009 Perşembe

Ricardo Pedriel / Giresunspor


Kendisi hakkında ilk geldiği sıralar FourFourTwo'da birşeyler karalamıştık. 20 yaşında olmasına rağmen Bolivya Milli Takımına giden ve Steaua Bükreş'te forma giyen bu genç adamın potansiyeli olduğu belliydi. Transferinde önemli rol oynayan Yüksel Yeşilova döneminde pek de uyum sürecini aşmış gibi gözükmemişti.

Son 3 maçta performansı ile tavan yapan futbolcu takımı adına 4 gol atarak Giresunspor'un sıçrama yapmasında önemli rol oynadı. Bu arada Giresunspor Gazete'de gördüğüm bir haber; Çotanaklar, Ricardo Pedriel'in gol attığı hiç bir resmi maçı kayıp etmemiş. Gayrı resmi maçlardaki 1 golü de Konyaspor'a bu arada Ricardo'nun.

Ricardo Pedriel'in golüyle Giresunspor'un kazandığı maçlar;

Giresunspor:1 - Hacettepespor:0
Samsunspor: - Giresunspor:3
Giresunspor:2 - Çaykur Rizespor:1

"Kahrolsun PKK" demek ırkçılık mıdır?


"Turkcell Süper Lig, Hacı Baba Tekkesi'ne döndü... Usulsüz birleşmeler, ligden düşenler, çekilirim diyenler, maça çıkmama tehdinini savuranlar... Kimin eli kimin cebinde belli değil...

Kafam Diyarbakırspor yönetimine takıldı... Galatasaray maçına çıkmayacaklarmış... Laf ola, beri gele... Var mı öyle bir babayiğit, ben tanımıyorum... Seve seve çıkartırlar adamı maça...

Gerekçe? Irkçı tezahüratlar ve aleyhlerine çıkan sarı kartlarmış? Aleyhine çıkan sarı karttan, maça çıkmama kararı alamazsın onu geçeceksin... Irkçı söylemlere gelince; ben hiç bir statta "Kahrolsun Kürtler, yaşasın Türkler" vb. şeyler duymadım. duyan varsa söylesin... Statlarda bağırılan "Kahrolsun PKK"...

Burada rahatsız olunacak konu, terör örgütüne benzetilmek olabilir. Ama görünen o ki, Dİyarbakırspor yönetimi, PKK'yla özdeşleştirilmekten daha çok, PKK aleyhine yapılan tezahüratlardan rahatsız oluyor...

Takıldığım nokta, "Irkçı söylemleri!" gerekçe göstermeleri... "Kahrolsun PKK" demek, "Şerefsiz Apo" demek, ırkçılık mı?

Diyarbakırspor yöneticileri, "Bizi PKK ile özdeşleştirmeleri hoş değil" diye sitem etmiyorlar... Bunu yapsalar, haklı oldukları konuda, arkalarında destekçi de bulacaklar...

Yoksa bu ülkenin Diyarbakırla ne sorunu olacak? Fenerbahçe dediğin, ülkenin 3'te 1'i... Başkanı Diyarbakırlı... Beşiktaş dediğin keza öyle... Ocak'taki kongrede Diyarbakırlı Murat Aksu aday olacak... Hem de şansı oldukça yüksek... İki isim, toplamda belki de 30-40 milyon kişilik topluluklara başkanlık edecekler... Yani kimsenin kimsenin mensubiyetiyle, kökeniyle, inciğiyle, boncuğuyla işi yok...

Anlatmak istediğim, sürekli "Sorun var, bizi istemiyorlar, bizi küçümsüyorlar" diye çığırtkanlık yapanlar şapkasını önüne koyup düşünsün... Hoş bu yetilerinin olduğundan da şüpheliyim ya! "


Ergin Aslan'ın harika yazısının tamamını buradan okuyabilirsiniz.

FourFourTwo’dan Anadolu’dan Futbol Açılımı!..


Kız arakdaşımın yanına Artvin’e giderken, Trabzon otogarında aktarma yapmak için beklediğim sırada almıştım, ilkyazımın çıktığı ve blogumun tanıtıldığı sayıyı. Sevgilime kavuşacak olmanın verdiği mutluluktan dolayı sadece Kazım Koyuncu’nun şarkılarının bulunduğu mp3’ümden, her zamankine göre daha neşeli ezgiler geliyordu kulağıma o sıralar. Nisan sayısıydı, ilk yazım Bruno ile ilgiliydi ve sadece 300 vuruşluktu. Okyanusun içinde bir damla gibi bir şeydi. Ama o mutluluğumun tarifini kelimelerle anlatmak asla mümkün olmayacak. Blogumun tanıtımındaki “Demirsporlu” vurgusu ise apayrı bir gurur yaşamam sebep olmuştu zaten. Gerçekten küçük bir yazıydı, Bruno yazısı ama lisede elime geçen parayı yatırdığım ayın 1’ini iple çektiğim, özellikle yazılarını beklediğim, sonradan abim olacak olan Çoşkun Çelik’in yazılarının olduğu dergide olmak gerçekten bambaşkaydı. O küçük yazıdan o kadar mutluluk duymasam, “hayallerim kadar varım bu dünyada” demesem her şey belki daha farklı bir yönde gelişecekti…

Nisan’daki Bruno yazısından sonra büyük şef Ali Ece’nin böyle Bank Asya yazılarını her ay yollayabilirsin demesiyle maceram başlamıştı dergideki. 8 aydır düzenli olarak mini röportajlar, haberler ve derlemelerim yer alıyordu dergide zaten ama bu sayıdan itibaren bu yazılar daha derli olacak. FourfourTwo’da bu aydan itibaren blogumuzun adıyla bir sayfa göreceksiniz. Anadolu’dan Futbol sayfasında 1. Lig, 2. Lig ve en arka bahçemiz 3. Lig’den ilginç ve dikkat çekici olayları bulabileceksiniz.


İlk sayfamızdaki konular şöyle; Dardanelspor’un genç futbolcusu Samet Gül, 1. Lig’deki teknik direktör sirkülasyonu ve Balıkesirspor’un Cemre Atmaca ile lige yaptığı harika başlangıç. Bir de hiçbir yerde yayınlanmamış, tamamen kendi kişisel çabalarımla ulaştığım, Lucarelli’nin Demirspor maçıyla ilgili görüşleri var. Bu açıklamaların İtalyanca’dan Türkçe’ye çevirisinde yardımını esirgemeyen Stereotype Ball Blog’dan Melih Abimiz’e teşekkürlerimizi iletelim.

İlk sayfa ve benim büyük heyecanım sebebiyle küçük bir hata ile çıktı. Samet Gül’ün fotoğrafını yanlış koymuşuz, hatayı dergi elime geçmeden Samet Gül’ün telefonuma attığı sms ile öğrendim. Hem Samet’ten hem de sizlerden bunun için özür dilerim. Gazete, blog, okul derken böyle bazı fotoğraflarda karışıklık yapmış olmam biraz olasıydı açıkçası.

Bir de Aceto Balsamico Blog’dan, tüm bloggerların, öncüsü Bülent Timurlenk ile yaptığım röportaj var son sayıda. Aslında röportajı 3500 vuruşluk düşünüyorduk ama maalesef mümkün olmadı, röportaj, blog sayfasında konuk blog konseptinde verildiği için röportajda benim imzam yerine Bülent Timurlenk’in imzası gözüküyor. Aceto ile Demirspor, futbol blogları ve Türk futbolu hakkındaki söyleşimi en kısa sürede buradan yayınlayacağım.

İlk günden beri bana güvenen, bu sayfayı bendenize emanet eden Ali Ece ve sürekli desteklerini gördüğüm dergi editörlerine teşekkür ederim. Tabii blogumuzun isim babası Çoşkun Abim’i de anmadan geçmeyeyim. Ayrıca Ankara Tayfası başta olmak üzere desteklerini hep arkamda hissettiğim tüm Demirsporlulara, yazılarımıza kıymet gösterip blogumuza gelen tüm futbolseverlere de sonsuz teşekkürler… Utandırmayız umrım.

04 Kasım 2009 Çarşamba

Bank Asya 1. Lig, 11. Hafta



Altay: 1 - Samsunspor: 0

Ne beraberlik ne de golsüz maç var... Panoramamız en kısa sürede BirGün'de ve burada olacak.

Levent Eriş / Giresunspor


"Ben Bucaspor takımının formasını giydim, kaptanlığını yaptım. İnsanların geçmişlerine sahip çıkması gerekiyor. İzmirliler birbirine sahip çıkmaması durumunda İzmir aynen böyle devam eder..."

Bucaspor-Giresunspor maçı sonrası Levent Eriş, kendisine küfür eden Bucasporlular'a tribün kültüründen yoksunluklarını anlatırken İzmir futbolunun da röntgeninin çekmiş gibi gözüküyor...

Haber; Giresunspor Gazete

03 Kasım 2009 Salı

Erdim Çelik'in Sakatlığı...

Demirspor'un Yozgatspor'da kiralık olarak forma giyen, genç ve oldukça potansiyel arz eden futbolcusu Erdim Çelik'in sakatlık haberini üzülerek vermiştik geçtiğimiz gün. Neyse ki Erdim'den gelen haberler sevindirici. Genç futbolcunun dizindeki kıkırdakta zedelenme olduğu ve 1 hafta sahalardan uzak kalacağı doktoru tarafından belirtildi.

Bu hafta takımının formasını giyemeyecek olan futbolcu şu sıralar memleketi Adana'da istirahatta. Perşembe veya Cuma günü Çukurova Ünivesitesi'nde buluşup bir çay içeçeğiz genç kardeşimizle, katılmak isteyen, Erdim'e mesajı olan yorumlardan iletebilir.

Bu arada yeri gelmişken belirtelim, bu sezon profesyonel takımdan çok altypımızla ilgileneceğim. Türkiye şampiyonalarında finaller, şampiyonluklar kazanan Demirspor altyapısından nasıl oluyor da bu sezona kadar profesyoenl takıma futbolcular çıkartılamıyor, sorusunun cevabını bulmak öncelikli hedeflerimden birisi. Profesyonel takımımız kadrosununda bulunan genç futbolcu Turgut ile de bir röportaj fikrim var, Turgut'a soru sormak veya mesaj iletmek isteyen değerli Demrisporluar yorumlardan iletebilirler.

3. Lig'de Haftanın Futbolcusu; Ahmet Küçüktalaslı

3. Lig'de bu hafta alınan sonuçlarda, en farklı skorun düşmesine kesin gözüyle bakılan, maçlara genç takım ile çıkan Bulancakspor'un, Bafra Belediyespor'dan 5 yediği maç olduğunu belirtmiştik. Bafra Belediyespor'un, Bulancakspor'u 5-0 mağlup ettiği maçta 4 gol birden atarak yıldızlaşan Ahmet Küçüktalaslı hiç şüphe yokki haftanın en parlak performansını gösteren futbolcu, en arka bahçemizde.

Kayseri
doğumlu futbolcu futbola Erciyesspor altyapısında başlamış, Kayserispor ile profesyonel sözleşme imzalayan futbolcu daha sonra Kırşehirspor, Niğdespor, Hatayspor ve Maraşsspor gibi takımlar oynamış. 26 yaşındaki futbolcu, Süper Lig hariç güzel ülkemin hemen her profesyonel liginde mücadele etmiş. Türkiye Kupası'nda dahi 1 adet golü bulunuyor.

11. haftaya takımın en golcü futbolcusu olarak giren Ahmet Küçüktalaslı attığı 4 gol ile an itibariyle 3. Lig'deki en golcü futbolcu durumunda. Bafra Belediyespor'un 19 golünün 12'nin bu futbolcudan gelmiş olması Bafra Belediyespor takımın nasıl tek bir futbolcu üzerine kurulu bir futbol oynamaya çalışıtığının da bir ipucu. Dua etsinler de bu futbolcu sakatlık görmesin... Yoksa 1999 doğumlu Bafra Belediyespor kulübünün hali nice olur!

Yeri gelmişken 3. Lig'deki forvet ikililerini ve attıkları golleri de yazalım.

Balıkesirspor

Cemre Atmaca 7
Ali Öztürk 7

Anadolu Üsküdaspor

Tahir Kurt 6
İbrahim Yay 6

Siirtspor

Ömer Kaplan 8
Metin Telle 5

Ispartaspor

Veysiz Öz 3
Yavuz Odabaşı 5

Bafra Belediyespor'da Ahmet Küçüktalaslı 12 ve Ahmet'ten sonra en fazla gol atan futbolcunun sanırım 3 golü vardı. En dengeli ve puan sıralamasına bakarsak en faydalı golleri atan ikilinin Cemre Atmaca-Ali Öztürk ikilisi olduğu görülüyor.

Bu arada Tahir Kurt geçtiğimiz yıl FourFourTwo'nun genç yetenekler sayfasına çıkan bir isimdi. Yanılmıyorsam 1990 doğumluydu bu futbolcu. Bu yaşta 3. Lig gibi bir ligde bu kadar gol attığına göre potansiyelini düşünebiliyorum.

02 Kasım 2009 Pazartesi

Çoşkun Demirbakan / Boluspor

"Kalite anlamında rakiplerimizden iyi olabiliriz ama kalite sahada belli oluyor. Konyaspor'da bir Arap futbolcu var vurduğu gol oluyor, Rizespor'un kalecisi her topu kurtarıyor. Bizim de geçmiş yıllarda ortaya koydukları performansa bakarak sezon başında kadromuza kaliteli diyerek kattığımız futbolcular artık lige ağırlıklarını koymalılar. Şu ana kadar istenilen performansı sergilediler diyemeyiz hatta geç bile kaldılar"

Çoşkun Demirbakan istikrarsız ve kısır sonuçlardan sonra açmış ağzını yummuş gözünü...

Kaliteli diye transfer ettiğimiz ama bekleneni şuana kadar veremeyen sözünden kasıt ettiği isim hiç şüphe yok ki Ömer Yalçın. Eskişehirspor ve Diyarbakırspor'un Süper Lig'e çıkmasına attığı önemli gollerle büyük katkı sağlayan Yalçın, Boluspor'un büyük umutlarla transfer ettiği bir futbolcuydu. Edim'in çapraz bağlarını koparmasından sonra beklentilerin iyice artması ve Ömer'in bir türlü beklenen performansını gösterememesi Coşkun Demirbakan'ı sinirlendirmiş gözüküyor.

Yalnız Çoşkun Hoca'nın ifadeleri de öyle samimi ki; "Konyaspor'da bir Arap futbolcu var vurduğu gol oluyor..."

01 Kasım 2009 Pazar

3. Lig'de Haftanın Sürprizi; Balıkesirspor Artık Namağlup Değil!..

3. Lig'de 10 maçta 8 galibiyet ve 2 beraberlik alarak harika bir başlangıç yapan Balıkesirspor, 11. hafta maçında kendi ilçesinin takımı Bandırmaspor'a mağlup olarak herkesi şaşırttı.

11. haftaya kadar namağlup gelebilen tek takım olan Balıkesirspor, bu mağlubiyetle unvanını da kayıp etmiş oldu.

Bandırmaspor'un golü ilk yarının son dakikasında Ali Kafadar'dan geldi.

Kayseri ve Bursa hariç ülkemizin genelinde görülen ilçe takımlarının bağlı olduğu ile karşı ekstra motivasyonla oynaması, sanırım Balıkesir'de de geçerli olmuş. Bu maç ayrıca maç başına 2.5 gol ortamalası yakalayan Balıkesirspor'un gol atamadığı tek maç olarak da geçti notlarımıza...

Erdim Çelik'ten Kötü Haber...

Yozgatspor'un, Yalıspor'u 4-2 mağlup ettiği maçın 20. dakikasında, Erdim Çelik talihsiz bir sakatlık geçirdi. Dizi dönen futblcunun sahalardan ne kadar uzak kalacağı ise MR'ı çekildikten sonra netlik kazanacak.

Nazarımız mı değdi nedir anlamadım daha dün başarısıyla gururlandığımızı belirten bir yazı yazmıştık genç futbolcunun hakkında. Umarız çok ciddi değildir Erdim'in sakatlığı. Maçın 20. dakikasına kadar Erdim takımının en golcü futbolcusu durumundaydı bu arada.

Erdim Çelik'in sakatlığı ile ilgili bilgileri buradan paylaşmaya devam edeceğim.